Hocam Biz Bunu Derste İşlemedik
Hocam Biz Bunu Derste İşlemedik

Bi lisede biyoloji dersinde öğrenciler laboratuvar çalışması yapıyomuş. Öğretmen, “Herkes lameli dilinin üzerine sürtsün ve mikroskopta incelesin. Böylelikle derslerde anlattığımız bi çok hücre tipini ve bakterileri yakından tanıma olanağı bulacaksınız” demiş. Öğrenciler denileni yapmış. Laboratuvarda bol bol, “Aa, şuna bak… Vay canına aslında dilimde bunlar mı var benim…” sesleri filan duyuluyomuş. Bu sırada fiziksel gelişimini çoktan tamamlayıp afet sıfatını haketmiş bi sarışın, “Hocam, benimkinde değişik bi hücre tipi var. Sanırım biz bunu derslerde işlemedik” diyerek öğretmeni yanına çağırmış. Zaten göreceklerini gördüklerinden artık canları sıkılan öğrencilerin ilgisi kıza yönelmiş. Öğretmen bi süre incelemiş bu değişik hücre tipini ve “Ah, arkadaşlar işte burada da bi sperm hücremiz var” demiş. Zavallı kızcağız gözyaşları içinde, koşarak terketmiş sınıfı.
- Çok eskiden beri anlatılan bu hikayeye benzer bi başka efsanede de yine sarışın kızlarımızdan biri başrolde. Ama mekan bu sefer laboratuvar değil sınıf. Son yine aynı: Gözyaşları içinde sınıftan koşarak kaçış…Biyoloji dersinde üreme çeşitleri işleniyomuş. Sıra insana geldiğinde öğretmen konuyu anlatırken, “Aslında meninin yapısı şekerin yapısıyla çok benzer özellikler taşımaktadır” gibisinden bi laf etmiş. Bunun üzerine sınıftaki kızların en “hoş”larından biri hemen elini kaldırmış, “Peki hocam, niye tuzlumsu bi tadı var o zaman?” diye sormuş. Sınıftan kopan kahkaha tufanı sonrasında kız farkına varmış sorusunun nereye gittiğinin. Ve kıpkırmızı bi suratla koşarak sınıfı terketmiş.Bu hikayenin bi çok versiyonu var aslında. Örneğin, bazen hikaye hocanın soruyu yanıtlamasıyla bitiriliyo, “Çünkü tatlıyı algılayan duyargalar dilin ön tarafındadır, gırtlak tarafında değil!”, bazen de hocanın verdiği bilgi, “İnsan ejakülasyonun miktarı sadece bi çay kaşığı kadardır” oluyo. Kızımız yine saftirik sorusunu soruyo tabii ki: “Peki hocam, öyleyse nasıl ortalığı o kadar çok batırabiliyor?”
- Hacettepe Tıp Fakültesi’nde biyoloji dersinde üreme organları işleniyormuş. Saf kızımız profesöre sormuş: “Hocam peniste kemik var mı?” Profesör de nelere malolacağını bilmeden şu cümleyi sarfetmiş “Hayır kızım, sana öyle gelmiştir!” Ve tabi sınıftan ağlayarak kaçış…
- Cerrahpaşa’da anatomi dersindeyiz, sene 1991. Hocamız anfiye dönüp “En hareketli organ hangisidir?” diye sordu. Anfide kahkahalar, fısıldamalar, homurdanmalar oldu. Hoca kızlardan birine soruyu tekrarladı. Kız utana sıkıla “penis” cevabını verdi. Bu sefer hocamız gülmeye başladı. Çünkü doğru cevap “dil” imiş
- Bu efsanenin farklı bir versiyonunu duymuştum. Bir tıp fakültesinde anatomi dersi. Hoca erkek üreme sistemini anlatıyormuş. Penis üzerine bilgi verirken bir bakmış ki; arka tarafta bir çift dersle alakalarını kesmiş, resmen sevişiyorlar. Hoca bir anda kıza seslenmiş: “Sen! Arka sırada dersimizi dinlemeyen hanım kızımız”. Kız haliyle toparlanıp hocaya bakmış. Hoca devam etmiş: “Söyle bakalım penisin yapısı nasıldır?”. Kız tabii dersle ilgilenmediği için sorunun cevabını bilememiş ve “Kemik yapıdadır hocam!” diye kafadan sallamış. Hoca durur mu? Lafı oturtmuş: “Sana orda kemiklisi denk gelmiş”.
EN BEĞENİLENLER |
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKER |
RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olabilirsiniz.
Bu bağlantıyı vermek şartıyla, yazıyı istediğiniz yerde paylaşabilirsiniz.





Yorum Ekle