Makattaki Ağrı
Makattaki Ağrı
Amerika’ya üniversite eğitimi görmeye giden gençlerimizden biri makatındaki ağrılar nedeniyle kampüs doktoruna başvurmuş. Doktor kısa bi muayeneden sonra, “Korkulacak bi’şey yok. Anüs bölgesinde bi’takım çatlamalar olmuş, bu gaylerin ortak derdidir” demiş. Bizimki şaşırmış bu açıklama üzerine taabi, “Aman doktor bey, ne gayi? Ben gay felan değilim. Hayatımda da anal ilişkiye girmedim” diyerek Türk’e yakışan bi şekilde karşılamış bu saldırıyı.
Doktor babacan bi adammış. Bütün iyiniyetiyle, “Yavrucuğum bunun utanılacak bi yanı yok. İstersen seni psikiyatri servisine sevk edeyim. Durumunu doğal karşılamana yardımcı olurlar” demiş. Çocuk kafası karışık bi halde, hiç bi’şey söylemeden ayrılmış doktorun yanından. Devamini Okuyun »
Kategori: Okul


Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği’nin anfilerinin birinde hoca mıy mıy ders anlatıyormuş. En arkada bir çift dersten sıkıldıkları için kendilerinden geçmiş bir vaziyette öpüşüyolarmış. Ders sıkıcı, hoca mıy mıy olduğundan bütün anfi fısır fısır modda geyiğe sarmış. Özellikle öpüşen çiftin önündeki iki erkek öğrenci geyik muhabbetini iyice abartmış.
uyuyakalıp çok önemli bi dersin final sınavını kaçırmış. Öğlen vakti uyandıklarında durumun farkına varınca panik olmuşlar taabi. Hemmen okula gidip dersin hocasına, “Hocam, sabah üçümüz aynı arabayla okula geliyoduk. TEM Otoyolu’nda lastiğimiz patladı. Çok kötü bi yerde kaldığımız için hiç bi araba durmadı, istepne de patlak çıktı, o yüzden sınava yetişemedik. Eğer mümkünse bize özel bi sınav yapın” demişler. Profesör sorun çıkarmamış, “Yarın sabah 10′da sınavı yaparız” demiş.
ODTÜ Felsefe öğrencilerini en çok zorlayan hocalardan biri yıllık olan dersinin final sınavını yapacakmış. Bu hoca cins sorularıyla meşhurmuş. Sınav günü gelmiş. Öğrenciler, “Büyük sınıflardan hep dinlerdik. Bakalım bu adam bize nasıl bi’şey soracak?” diye düşünerek girmişler sınava. Hoca sınıfa gelmiş ve sınav sorusu olarak tahtaya, “Why?” (Neden?) yazmış. Öğrenciler bi afallamış taabi. Sonra herkes kağıtlarına yumulmuş. 
konuşuyomuş. Sınıfın kızları da çok rahatsız oluyomuş bu küfürlü konuşmalardan. Bi gün aralarında, öğretmeni protesto etmek için, “hoca böyle konuşmaya başladığı an sınıfı terkedelim” diye bi karar almışlar. Ancak sınıfın ispiyoncularından biri (muhtemelen bi erkek) durumdan haberdar etmiş ağzı bozuk öğretmeni.
Bi’kaç durak sonra içlerinden biri yüksek sesle, “Allaaah, bu otobüs amma sallıyo yaa. Ben fena oldum. Çıkartıcam galiba” demiş. Öbür çocuklardan biri, ondan daha da yüksek bi sesle, “Amman ortalığı batırmayalım, bende poşet var” deyip cebinden menemenli torbayı çıkarmış. Midesi kötü olan çocuk “Ööörrgghh, aaargghh!” diye abartılı efektlerle poşete güya kusmuş. Zaten bu seslerden millet epey rahatsız olmuş, kadınlardan bi’kaçı hafiften öğürmeye filan başlamış.
ortalarında tebeşir bitince, uyuklayan öğrenciyi gözüne kestirmiş. Hani bi işe yarasın bari hesabı, çocuğa, “Evladım… Evet sen, sen. Tebeşir bitti. Hadi yan sınıftan bi’kaç tebeşir al da gel bi zahmet” demiş. Çocuk uyku salaklığıyla yerinden fırlayıp hocanın yanındaki kapıdan dışarı çıkmış.
Olay bir tıp fakültesinin anatomi dersinde geçiyo. Okulun en iyi hocası, anatomi dersine ilk kez giren öğrencilerine; “Tıpta iki önemli şey vardır” demiş, “İlki, hiç bi şeyden iğrenmeyeceksiniz!” Bunu söyledikten sonra işaret parmağını önündeki kadavranın makatına sokmuş, şööyle bir karıştırıp çıkarttığı parmağını hop diye ağzına sokmuş ve “cork cork” şeklinde emmiş. Ardından öğrencilerden de aynısını
İpin ucu, cebindeki elindeymiş taabi. Başlangıçta da organ görünmez halde, pantolonun içindeymiş. Fırlama tıbbiyeli, toplu taşıma araçlarından birine binmiş ve ipi yavaş yavaş gevşetmiş. Artık paçasından sarkmış, etrafı merakla seyreden bi
değerinde bi soru soruyomuş: “Otobüstesiniz, içerisi inanılmaz sıcak. N’aparsınız?” Odaya giren öğrencilerin hepsi, “Pencereyi açarım hocam” diyomuş. Kıl hoca bunun üzerine, “Peki o zaman; pencereden giren havanın hızı nedir?” diye soruyomuş. Soruyu duyan öğrenciler de apışıp kalıyomuş. Gak, guk… Şudur, budur, ama yok. Haliyle hepsi odadan bi karış suratla çıkıyomuş.
İzmir’in ünlü hocalarından Fizikçi Dehşet Neşet, sınavlarda sorduğu garip sorularla efsaneleşmiştir. Neşet Bey bi keresinde sınavda, karmaşık bir makara sistemi sormuş ve öğrencilerden sistemin dengede durup durmadığını belirlemelerini istemiş. Öğrenciler kağıtlarını formüllerle, rakamlarla doldurmuş. Ancak hepsi sıfır almış. Dehşet, “Doğru cevap ‘makara yere düşer’ olacaktı” demiş. Meğer çizimdeki makara tavana bağlı değilmiş.
sayı doğrusu çiz” demiş. Öğrenci şaşkın şaşkın çizmiş. “Şimdi bana 59 ve 60′ın 
