Şehir Efsaneleri

Efsane Hikaye Blog

Markalı Efsaneler

May-6-2008

Kapağı Getir Sandalyeyi Al

Kapağı Getir Sandalyeyi Al

Kadıköy’de bir apartman sakinleri geniş bir kampanya yürütüp tam 20 bin kapakçık toplamış. Mahallelerindeki iki özürlü vatandaşa da, “aldığımız sandalyeleri size hediye edeceğiz” diye söz vermişler. Ama kapakçıkları bi kamyonete yükleyip Coca Cola’nın Bakırköy’deki fabrikasına götürdüklerinde maalesef acı gerçekle yüzyüze gelmişler: “Kusura bakmayın ama bizim böyle bir kampanyamız yok!”

Sakinler oradan Pepsi’ye, daha sonra Uludağ’ın İstanbul şubesine, sonra Kristal Kola’ya gitmişler ama yok, bütün firmalar aynı şeyi söylemiş, “Sizin gibi gelen bi sürü insan var ama bizim böyle bi promosyon çalışmamız yok ki!” Sakinler, mahallelerindeki iki sakat vatandaşı da boş yere heveslendirdiklerini düşünerek kelimenin tam anlamıyla yıkılmışlar bu açıklamalardan sonra. Ertesi gün Coca Cola fabrikasından bi telefon gelmiş. Duruma üzülen fabrika işçileri aralarında para toplamışlar, “Gelip parayı teslim alın, bizim elimizden Devamini Okuyun »

Kategori: Markalı
May-6-2008

Nane Şekerli Oral Seks

Nane Şekerli Oral Seks

Efsanenin kahramanı, İngiltere’nin en ünlü naneli şeker markalarından biri olan “Altoids”. Aynı geyiğin versiyonları, bir ağız spreyi markası olan “Binaca” ve ülkemizde de satılan “Close-Up” diş macunları için de yapılıyomuş.

Geyiğe göre, Altoids yedikten sonra yapılan oral seks inanılmaz sonuçlar veriyomuş. Bunu ilk keşfeden de çok sigara içen bi kız olmuş. Kızımız bi gece seksten önce dişlerini fırçalamaya zamanı olmayınca kokuyu gidermesi için ağzına bi’kaç Altoids atmış. Sonuç efsane anlatıcılarına göre “gerçeküstü” olmuş ve kızın erkek arkadaşının çıkardığı sesler bütün apartmanı ayağa kaldırmış. Üstelik bu nane şekerli seks her iki taraf için de geçerliymiş. Yani tersinde de, (anlayın işte, o kadarını söylemeye utanıyom) bu sefer kadının çıkardığı Devamini Okuyun »

Kategori: Markalı
May-6-2008

Kısa Kısa 2

Kısa Kısa 2

  • Citroen’i kuran herifin kızı arabası devrilince ölmüş. Adam da hırs yapmış, “Ben hiç devrilmiycek bir araba yapıcam” demiş ve pnömatik süspansiyonu icat etmiş. Sonra da arabayı devirecek olana ödül vaadetmiş. Accayip bi paraymış ödül. Memleketin her tarafında millet Citroen’i devircem diye uğraşmış. Sonunda bi çavuş devirmeyi başarmış ama o da adamın kızı gibi ölmüş. Şirketin sahibi böyle bi yarışma açtığı için köpek gibi pişman olmuş. Hemen adamlarına emir vermiş, Citroen’in amblemi çavuşun anısına “ters duran çavuş pırpırı” olmuş.
  • Bi zamanlar Mercedes 302, seyahat firmalarının göz bebeğiydi. Hatta bilet alırken “Araba 302′mi aceba?” diye sormak adetten olmuştu. İşte bu geyik o dönemde çok anlatılıyodu: Mercedes firması 302′yi piyasaya sürdükten sonra fabrikasının kapısına devvv harflerle şöyle bi tabela astırmış: “BUNDAN İYİSİNİ ALLAH YAPAR” Devamini Okuyun »

    Kategori: Markalı
May-6-2008

Kısa Kısa

Kısa Kısa

  • Noel Baba’nın bugünkü imajını Coca Cola yaratmış. Onun için öyle kırmızı-beyaz giyiniyomuş meğerse.
  • Anadol ilk çıktığında dünyanın en iyi arabası seçilmiş ama yarışmadan sonra götürülürken 500 metre sonra lastiği patlayınca ünvanını geri almışlar.
  • Pepsi firması bizde de milli takımlı bi reklam filmi çevirdi ya, her yerde böyle o ülkeye özel bi reklam yapılıyomuş. Suudi Arabistan2dakinde de bedevinin biri çölde gidiyomuş. Herif susuzluktan ölmek üzereyken bi bakıyomuş ki çölün ortasında bi Pepsi otomatı. Hemen deveden inip bi kola alıyomuş ve kafaya dikliyomuş. Kutu bitince ayı gibi geğirdikten sonra “Ohhh, elhamdülillahhh Pepsiii” diyomuş. Devamini Okuyun »

    Kategori: Markalı
May-6-2008

Bedava Hülya Avşar

Bedava Hülya Avşar

Bizim gençliğimizde yabancı sigara şimdiki gibi bakkal çakkalda bulunmazdı. Memlekette bi mavi bandrollü malbuş vardı o kadar. Demirperde o zamanlar sımsıkı kapalıydı ama ne hikmetse “bunlar Bulgaristan’da üretiliyomuş, or’dan da bize geliyomuş” geyiği yapılırdı. Sonradan öğrendik Bulgaristan’da silah dahil her türlü kaçakçılığın devlet eliyle, tabii el altından yaptırıldığını.

Mavi bandrollü Marlboro’lu adamlara ayrı bi saygı ile yaklaşıldığı dönemde bizim kavede, “yedi halkayı içiçe geçirene Malbora ömür boyu bedava sigara veriyomuş” geyiği yapılırdı sabah akşam. Dumandan halka yapmak da nalet bi’şeydir, insanın ağzı zehir gibi olur ama yine de yapıcaz diye accayip uğraşıyoduk. Devamini Okuyun »

Kategori: Markalı
May-6-2008

Porsche Manyağı

Porsche Manyağı

Almanya’da yayınlanan bi reklam anlatmışlardı bana, artık ne kadar doğru bilemem. Reklam zaten sadece 2-3 kere yayınlanabilmiş, rakip firma mahkemeye başvurunca kaldırmak zorunda kalmışlar.

Filmin başında kahramanımız uyurken gözüküyomuş. Sabah yatağından kalkınca, bi bakıyoruz yatak Porsche araba şeklinde. Çarşafların, yastık kılıflarının üzeri de minik minik Porsche resimleriyle dolu. Banyoya gidiyomuş, traş köpüğü, traş losyonu hep Porsche marka. Kahvaltı ediyomuş, taabi fincanın, tabakların üzerinde renk renk Porsche’lar. Sonra, adamımız üzerinde Porsche resmi olan gömleğini giyip dışarı çıkıyomuş. Devamini Okuyun »

Kategori: Markalı
May-6-2008

Zavallı Yaşlı Zenci

Zavallı Yaşlı Zenci

Cadillac arabaları hepimiz biliriz. Çoook ünlü bir dizayn. İşte bu Cadillac’ın baş dizaynırı meslekten elini ayağını çekmeye karar vermiş. Şirketi de ondan (General Motors sanırım) gitmeden son bir tasarım yapmasını istemiş. Adamın 40 yıllık yeteneğine dayanan bir tasarım olacakmış.

Dizaynır bayağı bi uğraşarak bi tasarım yapmış. Şirket yetkilileri arabayı görünce dipleri düşmüş. O kadar beğenmişler yağni. Ama bi sorun varmış. Bu arabaya ne isim verecek? Yaşlı dizaynır aramış taramış, düşünmüş taşınmış, yok. İsim yok. Basın toplantısı felan yapılacak, araba tanıtılacak. Prototip hazır ama ismi yok arabanın. Basın toplantısından bir gece önce bizim adam oturmuş, arabaya bakarak, “Ne koysam, ne olabilir, ulan bi isim, hadi bi isim” diye düşünmeye başlamış. Devamini Okuyun »

Kategori: Markalı
May-6-2008

Şişede Adam Varmış

Şişede Adam Varmış

Coca Cola şişeleme fabrikasında çalışan işçilerden biri, bi gün işe gelmemiş. Arkadaşları merak etmişler. Akşama doğru, hala ortalıkta olmayınca, evini arayıp sormaya karar vermişler. Telefon ettiklerinde, kayıp işçinin karısı iki gözü iki çeşme, eşinden haber alamadığını söylemiş. Hemmen polise haber vermişler. Aranmış-taranmış ama adam bulunamamış.

Aradan bi süre geçmiş. O arada olay neredeyse unutulmuş. Fabrikadaki asit tankının temizlenme zamanı gelmiş. Tankı boşaltılınca bi de bakmışlar ki; içinde, sadece kemikleri kalmış, üzerinde tulum olan bi iskelet var. Sonradan anlaşılıyor ki, kayıp işçi asit kazan seviyesini kontrol ederken ayağı takılıp kazana düşmüş. Devamini Okuyun »

Kategori: Markalı
May-6-2008

Hamburger Savaşları

Hamburger Savaşları

Bu olay Amerika’da yaşanmış. Adamın biri, bir gün öğle tatilinde yemeğini Burger King’de yemiş. Akşam karısı ve çocukları ile beraber sinemaya gittiklerinde ise filmden önce Mc Donalds’da bi’şeyler yemişler. Sonra filmi izleyip eve dönmüşler. Her şey normalmiş. Yatıp uyumuşlar. Derken gece yarısı adam birden fenalaşmış, kan ter içinde uyanmış. “Midem! Midem!” diye yataktan fırlamış ve daha bir adım atamadan iki seksen yere yığılmış.

Gürültüye uyanan karısı adamı o halde görünce hemen 911′i arayıp yardım istemiş. Ambulans gelmiş ama maalesef adam yolda ölmüş. Daha sonra olayı incelemeye alan FBI, otopsi sonuçlarından da kesin bir şey çıkmayınca soruşturmayı derinleştirmiş. Adamın Devamini Okuyun »

Kategori: Markalı
May-6-2008

Cola Soğuk İçilir

Cola Soğuk İçilir

Coca Cola’yı bulan şahıs bu işe başlarken tüm dünyanın tadını seveceği bir şerbet yapmayı kafasına takmış. Tüm servetini buna yatırmış. Sonunda da ünlü Coca Cola formülünü hazırlayıp piyasaya sürmüş. Ama sonuç tam bir fiyasko olmuş. Yılların emeği boşa gitmiş. Fakat daha sonra şirketin bir ortağı formülde hiç değişiklik yapmadan Coca Cola’yı bugünkü satış rakamlarına ulaştırmış. Ne mi yapmış? Sadece şerbeti soğutup satışa sunmuş! Bu nedenle tüm Coca Cola şişelerinin üzerinde “Soğuk içiniz” yazıyormuş.

Kategori: Markalı
May-6-2008

Kav Kibritlerinin Kurtuluşu

Kav Kibritlerinin Kurtuluşu

Ünlü Kav kibritlerinin satışı müthiş derecede düşmüş. Firma artık zarar etmeye başlamış. Ne yaparlarsa yapsınlar satışı arttıramıyorlarmış. Sabah akşam toplantılar yapıp bir çıkış yolu arıyorlarmış.

Satış departmanında işe yeni başlayan, üniversiteden yeni mezun bir genç, “Ben bunu hallederim. Hatta kâra bile geçersiniz” demiş. Ciddiye almamışlar tabii. Aralarında, “Yeni yetme bir çocuk mu bizi kurtaracak?” diye konuşmuşlar.

Ama işler daha da kötüye gidince başka çareleri kalmamış. Mecburen kabul etmişler. Çocuk hemen işe koyulmuş. Ve bir ay sonra satışlar gerçekten de dörde katlanmış! Devamini Okuyun »

Kategori: Markalı
May-5-2008

Adidas ve Puma’nin Kuruluş Hikayesi

Adidas ve Puma’nin Kuruluş Hikayesi

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Almanya’da bir kasaba Herzogenerauch’ta iki kardeş ayakkabı yapıp satmak üzere bir atölye açarlar; Adolph ve Rudolph Dassler.

Savaş sonrası Adolph, Rudolph’a artık birlikte çalışmak istemediğini, kendine ayrı imalathane açacağını söyler. Rudolph şaşkındır. Ufacık kasabada iki kardeş ayrı imalathanelerde rekabet edeceklerdir. Kardeşine bunun mantıklı olmayacağını, bu ufak kasabada zaten insanların sayılı ayakkabı satın aldıklarını, ikisinin birden iflas edeceğini söylese de Adolph bu uyarıyı dikkate almaz ve kendine yeni bir Devamini Okuyun »

Kategori: Markalı
May-5-2008

Marlbora Nasıl Tutuldu?

Marlbora Nasıl Tutuldu?

Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri çok kötü gidiyomuş. Şirket iflasın eşiğindeyken bi adam gelmiş, “Satışları bir ayda 3 katına çıkarırım ama bunun karşılığında da şirketin yarısına ortak olurum. Yok çıkaramazsam ömrümün sonuna kadar fabrikada bedava tütün sararım” demiş.

Malbora’nın sahipleri zaten çıkmaz sokaktaymış, “Bi haftaya kalmaz batıcaz, kaybedicek neyimiz var ki” diyerek kabul etmişler teklifi. Adamın bunlardan tek isteği binlerce boş Malbora kutusuymuş. Zaten depoda milyonlarcası varmış, talebini karşılamışlar hemen. Sonra bizimki bütün paketleri tek tek ezmiş ayağıyla, Devamini Okuyun »

Kategori: Markalı