Şehir Efsaneleri

Efsane Hikaye Blog

Korkunç Efsaneler

May-6-2008

Gömlek Yine Kan İçinde

Gömlek Yine Kan İçinde

Bu olay, Marmara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü 1993 yılında bitiren Dilek isimli bi kızın başından geçmiş. (Böyle anlatılıyo, soyadı yok) Dilek bi gün okuldan çıkmış, durakta minibüs bekliyomuş. Yalnız korkunç da yağmur yağıyomuş bu arada. Kızın önüne bi araba yanaşmış. İyi giyimli, temiz yüzlü bi genç, “Yanlış anlamayın n’olur. Ben de yakın zamana kadar öğrenciydim. Islanmayın, gelin ben sizi uygun bi

yere kadar bırakayım” demiş. Dilek kız, başta biraz tereddüt etmiş ama çocuğun iyiniyetine inanmış ve arabaya binmiş. Yolda sohbet filan etmişler. Hoşlanmışlar birbirlerinden. Çocuk, “Lütfen izin verin sizi evinize bırakayım. Bakın yağmur da iyice hızlandı” demiş, Dilek kabul etmiş taabi. Sohbet iyice koyulaşmış. Kızın evine gelmişler, bu arada telefon değiş tokuşu yapmayı da ihmal etmemişler.

Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç

May-6-2008

Hayalet Otostopçu

Hayalet Otostopçu

Adamın biri, bi cumartesi gecesi evine dönüyomuş. Birden 15-16 yaşlarında sevimli bi kızın yolun kenarında otostop yaptığını görmüş. Adamın da aynı yaşlarda iki kızı varmış. Hemen arabayı kızın yanına yanaştırmış, “Gece yarısı böyle ıssız bir yerde n’apıyosunuz Allah aşkına? Bu saatte otostop mu yapılır?” demiş. Kız, “Uzun hikaye. Rica etsem beni evime götürür müsünüz? Buraya çok yakın. Bu iyiliğinizi ömür boyu unutmam” diyerek arka koltuğa oturmuş.

Kızın üzerinde cicili bicili, hoş bi elbise varmış. Evinin adresini vermiş. Gerçekten de yakınmış ev. Adam eve vardığında önünde durmuş, “İşte geldik küçük hanım” diyerek arka koltuğa dönmüş ama arkada hiç kimse yokmuş. Gözlerine Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Üst Kattaki Katil

Üst Kattaki Katil

Büyük bahçeli bi villada yaşayan genç bi çift, çocuklarını bakıcıya bırakıp dostlarının verdiği bi partiye gitmiş. Bakıcı kız çocukları yatırdıktan sonra televizyon seyretmeye başlamış. Bi ara telefon çalmış. Kızcağız telefonu açtığında karşısında hırıltılı bi sesle konuşan biri varmış: “Şu an üst katta çocukların başucundayım. Sen de gelsene buraya. Huhahuha!” Kız feci korkmuş haliyle. Ama kendini “Kesin salak bi telefon şakası bu” diye düşünüp sakinleştirmeye çalışmış ve televizyonun sesini sonuna kadar açmış. Telefon tekrar çalmış. Aynı hırıltılı ses yine o histerik kahkahasını attıktan sonra, “Çocukların yanındayım. Hadi sen de gel yukarı” demiş. Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Beynim Dışarı Akacak

Beynim Dışarı Akacak

Olayı Amerikalı bi abinin ağzından dinliyoruz: Bizim bi komşunun akrabası olan Linda başka bi kentte oturan kızkardeşini ziyarete gitmiş. Oradayken bi gün alışverişe çıkmış ve eve dönerken de şehir merkezindeki bi süpermarkete uğramış. Marketin önündeki otoparka arabasını parketmiş. Kapıları kilitlerken hemen yanındaki arabada bi kadının gözleri kapalı vaziyette, elleriyle başının arkasını sıkıca tuttuğunu görmüş. Kadın o halde epeyce tuhaf görünüyomuş.

Linda markete girip alışverişini yapmış. Arabasının başına döndüğünde kadının yine aynı durumda olduğunu görmüş. Cama doğru eğilip, “İyi misiniz?” diye sormuş. Kadın hiç kıpırdamamaya gayret ederek, “Başımın arkasından vuruldum. Beynim dışarı akmasın diye böyle tutuyorum” demiş. Linda panik olmuş tabii. Koşarak gidip market görevlilerini çağırmış. Adamlar da telaşla gelmişler ve arabaya girmeye çalışmışlar ama kapılar kilitliymiş. Devamini Okuyun »

Kategori: Komik, Korkunç
May-6-2008

Saati Orda Duruyormuş

Saati Orda Duruyormuş

Bi otomobil tamircisi ılık ilkbahar gecelerinden birinde evine giderken yolun kenarında bi araba ve arabanın başında da patlayan lastiği değiştirmeye çalışan iki güzel kız görmüş. Yardım amacıyla kenara yanaşmış. Ama istepne de patlakmış maalesef. Adam, “Bu saatte bunu tamir etmek imkansız. İyisi mi ben sizi evinize bırakayım, yarın bir çaresine bakarız” demiş.

Evin önüne geldiklerinde kızlar adamı bi fincan kahve içmek için evlerine davet etmiş. Ev, bi apartmanın 7. katında, hoş bi daireymiş. İstepneyle uğraşırken elleri kirlendiğinden eve girer girmez adam banyoya gidip ellerini yıkamış. Bu arada OMEGA marka saatini de kolundan çıkarıp, aynanın önüne koymuş. Kızlardan birinin, “Kahve hazır” diye seslendiğini duyunca hemen ellerini kurulayıp banyodan çıkmış. O aceleyle de OMEGA marka saatini çıkardığı yerde unutmuş.

Kızların sohbeti çok keyifliymiş. Grup vaktin nasıl geçtiğini anlamamış. Sonunda adam geceyi kızların evinde geçirmiş. Sabah da 7’de kalkıp işe gitmiş. Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Yardım Sever Zenci

Yardım Sever Zenci

Olayın geçtiği yer Beyoğlu, Asmalımescit Sokak 50 numaralı evdir, olayın geçtiği tarih ise 1912-1914 yılları arası, olayın kahramanı ise bu yazarın (Giovanni Scognamilla) büyükannesi, adı ile Mariana Filipucci.

Ailenin oldukça dar bir gelirle yaşamakta olduğu o yıllarda (Birinci Dünya Savaşı öncesi ya da başlangıcı) bir kış sabahı evin geniş avlusunu süpürmekte olan, kara kara düşüncelere dalmış büyükanne Mariana üst kat merdivenlerinden birinin inmekte olduğunu, yaklaştığını görmüş, dönmüş bakmış ve hayretler içinde kalmıştı. Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Şeytanla Tanışma

Şeytanla Tanışma

Balıkesir’deki bi kız lisesinde yatakhanenin birinde, kızları gece uyku tutmayınca birbirlerine hikayeler anlatmaya başlamışlar. Bunların çoğu da okullarına ait korkunç olaylarmış. Güya şeytan çok eski zamanlarda burada yaşayan bi ailenin fertlerine dadanmış ve onların ruhlarına giriyomuş. İnanışa göre şeytanın ayakları terstir ya, o insana da şeytan girince doğal olarak ayakları ters dönüyomuş.

Aradan bi kaç saat geçmiş. Gruptakilerin uykusu gelince herkes yatağına gitmiş. Kızlardan biri accayip sıkışmış. Tuvalete gidecek ama anlatılanlardan epey bi korktuğu için gidemiyomuş. Alt ranzada yatan arkadaşını dürtüp uyandırmış. Diğer kız da bu hikayelerden en çok etkileneniymiş. Zaten zar zor uyuduğundan hiç kalkmak istememiş. Ancak arkadaşı ısrar edince onunla tuvalete gitmek zorunda kalmış. Arkadaşı tuvalete girince o da kapının önünde beklemeye başlamış. Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Hadi Tavla Oynayalım

Hadi Tavla Oynayalım

Genç bi kız ailesinin evde olmadığı bi akşam arkadaşlarını davet etmiş. Kız kıza yemişler, içmişler, derken içlerinden biri “Hadi cin çağıralım” demiş. Ev sahibi kız da hiç inanmazmış böyle şeylere ama arkadaşlarına ayıp olmasın diye kabul etmiş. Harfler kesilmiş, fincan ortaya konmuş ve elele bir masanın etrafında daire olunup cin çağırma olayına girilmiş. Cin gelmiş gelmesine ama bizim kız hala fincanı arkadaşlarının ittiğini düşünüyomuş. Bi ara fincan hızlı hızlı harflere giderek şöyle demiş: “İçinizde bana inanmayan biri var. Yarın saat 4’te o kişiyle tavla oynamaya geleceğim!” Kızlar feci tırsmıslar ama ev sahibi kız hala dalgasındaymış işin. Saat çok geç olmadığı halde seans hemen bitirilmiş ve kızlar evlerine dağılmış. Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Kancalı Katil

Kancalı Katil

Sevgililer sinemada güzel bi film seyrettikten sonra arabalarına binmişler. Erkek sevgilinin libido faaliyetleri süpper olduğundan kız arkadaşını eve bırakmak yerine arabayı şehrin hemen dışındaki ormanlık araziye sürmüş. Kız, “Dur, nolursun, istemiyorum, eve gitmem lazım” dese de çocuk arabayı ağaçların arasında sota bi yere çekmiş. Ve ufak saldırılarla harekete geçmiş. Kız hala, “Ayyy Jim, hayır dedim sana, hayırrr!” diyormuş. Libido sahibi genç de, “Off Janet. Bak ne kadar güzel bir dolunay var. Radyoda mükemmel bir müzik çalıyor ve ikimiz başbaşayız. Bundan daha uygun bi an olabilir mi sevişmek için” diye ikna çalışmaları yapıyomuş.

Tam bu sırada, radyodaki müzik kesilmiş ve flaş haber girmiş. Spiker endişeli bi sesle, “Önemli bir haberi vermek için yayınımıza ara verdik. Şehrimizin akıl hastanesinden çok tehlikeli, katil bir hasta kaçmıştır. Onu, sağ eline taktığı, eski korsanların kullandığı kancadan tanıyabilirsiniz. Manyak katil en son 81 numaralı otoyolda görülmüştür” diye anons yapmış. Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Titanic’i Batıran Mumya

Titanic’i Batıran Mumya

Titanic’in sahibi The White Star Line diye bi şirketmiş. Bu firmanın ortaklarından olan Sir James Cole’un babası, vakti zamanında, Mısır’da Ramses mumyasının kazılarına katılan 70 kişiden biriymiş. Bu yüzden ailesiyle birlikte sonsuza dek lanetlenmiş. Mister Cole, kazılardan kısa bi süre sonra diğer arkadaşları gibi esrarengiz bi şekilde hastalanıp ölmüş. Üstelik cenazesini taşıyan gemi de Akdeniz’de kaybolmuş.

Oğlu James ise hayatı boyunca bu lanetten nasibini almış. Annesi ve kız kardeşini evlerinde çıkan bi yangında kaybetmiş. 18 yaşına kadar yetiştirme yurdunda yaşamak zorunda kalmış. Yine de başarılı bi iş adamı olup, The White Star Line adlı bir deniz taşımacılığı şirketine ortak olmuş. Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Buyur Teyze

Buyur Teyze

17 Ağustos gecesi Adapazarı’nda yaşlı bi teyze, gece saat 2 buçukta ana caddedeki apartmanlardan birinin zillerini çalmaya başlamış. Kimse kadına kapıyı açmamış, hatta uyandırdıkları için, camı açan bağırıp çağırmış. Üst katlardan bi adam, “Gecenin bu saatinde ne istiyosun teyze?” diye sormuş. Kadın, “Karnım aç oğlum. Bi parça ekmek var mı?” deyince adam, “Yok, yok. Allah Allah, gecenin bu saatinde ne bu yahu?” demiş. Yatağa döndüğünde karısı, yaşlı kadının aç olduğunu öğrenince, “Keşke verseydik” demiş.

Teyze zillere basmaya devam etmiş. En üst katta yeni evli bi çift oturuyomuş. Kadının ne istediğini öğrenince kapıyı açıp yukarı çağırmışlar. Evin hanımı, hemen yiyecek bi’şeyler hazırlamış. Kadına eşlik edip beraberce yemişler. Yemek bitince kadıncağız, “İçimde bi huzursuzluk var. Bi an evvel dışarı çıkalım” diye yalvarmaya başlamış. Genç çift, sırf kadını kırmamak için sokağa inmiş. Daha dışarı adım atar atmaz da her yan sallanmaya başlamış. Depremde o kocca apartman yerle bir olmuş. Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Kesik Kafa

Kesik Kafa

Çapa Tıp Fakültesi’de Tahsin adında bi doktor, ihtisasının 4. yılında yeni bir ameliyat tekniğini etüd etmek için bi kadavraya ihtiyaç duymuş. Çapa’da da kadavralar çok zor elde edilirmiş. Tahsin anatomi kürsüsüne başvurmuş; uzun bir naz-niyazdan sonra tam bir vücut değil ama bir kafa (erkek kafası) vermeye razı olmuşlar.

Bizimki daha uygun bir paket malzemesi bulamadığı için kafayı büyükçe bir pasta kutusuna koymuş. Kutuyu da naylon poşete yerleştirip Nöroloji - Nöroşirürji binasının en üst katındaki asistanlar odasına çıkartmış. Bu odada da külüstür bir buzdolabı varmış. Pakedi o buzdolabına yerleştirmiş. Tam o sırada, ruhsal problemlerinden ötürü uzunca bi süre hava değişimine yollanmış ve de tatili taze bitmiş olan bölüm hademelerinden Niyazi odaya girmiş. Tahsin, Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Kafasını Kes Gel

Kafasını Kes Gel

1980 li yıllarda, köyün birinde küçük bir kız, kuduz olduğu sanılan bir köpek tarafından ısırılmış. Hükümet tabibi, ilçede başka doktor olmadığından göreve yeni başlayan bir sağlık memurunu, kızı alıp getirmesi için olay mahalline göndermiş. Sağlık memuru köye vardığında, kızın çoktan hakkın rehmetine kavuşmuş olduğunu görünce, hükümet tabibine telefon açıp “Efendim kız ölmüş ne yapayım?” diye sormuş. Karşıdan “Başını kes, gel” yanıtını almış. Tabibin kızı kastettiğini sanan acemi sağlık memuru, köpeğin başını keseceğine kızın başını kesip hükümet tabibliğine götürmüş. Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Tabutta Kim Var?

Tabutta Kim Var?

Gencin biri otostop yapıyormuş. İyi kalpli kamyoncunun biri durmuş ama kamyonun ön tarafında yer yokmuş. Gence kasada gitmeyi kabul ederse onu alabileceğini söylemiş. Çocuk atlamış kamyonun arkasına. Giderlerken acayip bir yağmur başlamış. Kamyonun arkasında da boş bir tabut varmış. Islanıp üşümeye başlayan genç, tabutun içine gireyim de bari ıslanmayayım diye düşünmüş.

Delikanlı keyfi yerinde, tabutun içinde kestirmeye başlamış. Bu arada kamyoncu yol kenarında otostop yapan iki köylüyü de almış. Tabii onlara da kasaya binmeleri Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Allahsız Osman

Allahsız Osman

İstanbul’da 1800′lü yıllar… O zamanın ünlü kabadayılarından Ustura Kemal ve arkadaşları, Karacaahmet Mezarlığı’nın karşısında bi evin bahçesinde çilingir sofrası kurmuşlar. İçki masası muhabbeti tüm hızıyla devam ederken laf dönüp dolaşıp mezarlık ve ölü konusuna gelmiş. İçinde zırnık Allah korkusu ve vicdan bulunmadığını iddia ettiği için lakabı Allahsız Osman olan bir kabadayı, “Ulan ölü ne ki be?! Sen sağ olanlardan kork, ölüden kimseye zarar gelmez” demiş. Ustura Kemal da muhabbeti koyulaştırmak için, “Ulan Osman, madem ölüden korkmuyosun, gel şunu iyiden iyiye ispatla bize” diye dalga geçmiş.

Allahsız Osman bunu nasıl yapacağını sorunca, Ustura Kemal, “Aha şu karşıdaki Karacaahmet mezarlığını görüyosun. Madem Allah’a inanmaz ve ölüden korkmazsın, bu gece 12′de mezarlığa girip sana vereceğimiz kazığı mezarlığa içinde bi yere çak. Sabah biz gidip, kazığın orada olup olmadığına bakarız. Eğer Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Yurttaki Cinler

Yurttaki Cinler

Bu efsane, 80′li yıllarda dilden dile dolaşıyordu. Gazi Kız Öğrenci Yurdu’nda bir grup kız, eğlence olsun diye cin çağırmaya karar vermiş. Bi odaya toplanıp başlamışlar seansa. Cin çağırmadaki en önemli husus da, cini geri göndermekmiş. Kızlarımız cini çağırıp bi güzel eğlenmişler. Hatta dalga falan bile geçmişler, gülmekten yerlere yuvarlananlar olmuş.

İşleri bitince cini göndermek istemişler ama cin gitmiyomuş. Saatlerce uğraşmışlar. Sonunda cin gitmiş. En Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Kafaları Kopmuş

Kafaları Kopmuş

İngiltere aniden bastıran sisiyle ünlüdür. Yine sisin yoğun olduğu bir gün kadının biri şehirlerarası bir yolda arabasıyla seyahat ediyormuş. Sabahın erken saatleriymiş. Sis yüzünden pür dikkat ve olabildiğince yavaş gidiyormuş. Derken yolun iki tarafında oldukça garip açıyla park etmiş iki araba görmüş. Önce tırsmış. Ama merakına yenik düşmüş ve arabasını biraz ileride güvenli bir yere çekmiş.

İhtiyatla ilk arabaya yaklaşmış. Her halinde savrularak durduğu belli olan otomobilin görünen bir hasarı yokmuş. Otomobilin etrafında dolaşan kadın şoför mahalinde yan koltuğa doğru yatmış bir adam olduğunu görmüş. Açık pencereden içeri uzanarak, adama seslenmiş. Yanıt alamamış. Bu arada farkında olmadan kapıyı tutunca eline yapışkan bir şey bulaşmış. Alacakaranlıkta eline bulaşan şeyin önce ne olduğunu anlayamamış, ama birden bire jeton düşmüş. Elindeki kanmış. Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Eyvah! Ölü Dirildi

Eyvah! Ölü Dirildi

Etrafında sevilen bir zat-ı muhterem vefat etmiş. Yakınları çok büyük bir cenaze töreni tertip etmiş. Ben diyim 50, siz deyin 100 arabalık bir cenaze konvoyu oluşmuş. Minibüsler, otobüsler kiralanmış, doluşulmuş arabalara. Konvoy yola çıkmış.

Az gitmişler, uz gitmişler yol bitmemiş. Konvoy uzun olduğu için yavaş da ilerliyormuş arabalar. Minibüslerden birine doluşmuş olanlar sıkılmaya başlamış. İçlerinden biri arka taraftan şoförün omuzuna dokunup “Birader, daha çok var mı?” demesine kalmamış, şoför çığlığı basıp kendini aşağıya atmış. Minibüs kontrolsüz biçimde sağa sola kaymaya başlamış. Neyse ki bir ağaca toslayıp durmuşlar. Kimsenin burnu kanamamış. Devamini Okuyun »

Kategori: Komik, Korkunç
May-6-2008

Marmara Canavarı

Marmara Canavarı

Lonch Ness Canavarı dünyanın en popüler canavarlarından biri. Türkiye’nin en popüleri ise Van Gölü Canavarı. Hakkında yüzyıllardan beri yüzlerce hikaye anlatılan ve birçok görgü tanığının olmasına karşın Marmara Canavarı, bu iki rakisinin gölgesinde kalmış. Marmara Canavarı hakkında özellikle Tuzla’da bir çok efsane anlatılır.

En çok bilinen efsane ise 1970 yıllarında yaşanmış olanıdır. Gecenin bir yarısı teknelerini limana bağlayaniki balıkçı, Anadol pikaplarına atlayıp evlerinin yolunu tutmuşlar. Yol mezarlık yanından geçiyormuş. Arabayı süren bu mezarlıktan korktuğu için dualar ediyormuş. Diğeri batıl korkuları olmadığından arkadaşıyla dalga geçiyormuş. Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç
May-6-2008

Donarak Ölmüş

Donarak Ölmüş

Mezbahadan et taşıyan bir tırın sabahın erken saatlerinde yüklenip bir an önce yola çıkması gerekiyormuş. İşe sabahın kör vakti gelen işçiler, tırı yüklemeye başlamışlar. Alelacele işi bitirmişler. Tırın şoförü arkadaki soğuk hava deposunun kapısı kapatılır kapatılmaz yola çıkmış. Ancak son eti çengele takmaya uğraşan işçinin içeride kaldığını kimse farketmemiş. Uyku sersemi olan işçi de başına gelen korkunç şeyi, ancak tır hareket edince farkedebilmiş. Tır hiç durmadan 8 saat yol alacağından, arkadaşları kaybolduğunu farketmezlerse donarak öleceği kesinmiş.

Bir süre duvarları yumruklamış ama sesini duyuramayacağını biliyormuş. Bir süre sonra üşümeye başladığından hareketleri yavaşlamış ve bir kenara çöküp ölümü beklemeye başlamış. Oturup kaçınılmaz sonunu beklemeye başlamış ve cebinden çıkardığı kağıt kaleme yazmaya başlamış. 1. saat: çok üşüyorum; 2. saat: her yerim uyuşuyor; 3. saat: Devamini Okuyun »

Kategori: Korkunç