Allah’a İnanıyormusun?
Allah’a İnanıyormusun?
Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar.Değişik konular üzerinde konuştular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı…
Berber: ” Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah’ın varlığına inanmıyorum.”
Adam: ” Peki neden böyle diyorsun?”
Berber: ” Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eğer Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimseye acı çektirmez, birbirini üzmezdi.Allah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini


Koca Mustafa Paşa Camii’nin avlusundaki dev ve yaşlı ağacın hikâyesi de bir hayli ilginç…
Sene 1969. İnsanoğlu ilk aya inme olayına giriyo. Neil Armstrong’un uzay aracı Apollo 11, 16 Temmuz 1969′da ayın yörüngesine girmiş. Ertesi gün aya inecek. Herif accayip heyecanlı. Boru değil, aya ayak basıcak. O gece uyumaya çalışırken derinlerden derinlerden bi ses geldiğini farketmiş. Ama Allah’ın uzayı, orada hava yok ki ses olsun. Bizim Neil de biliyo bunu taabi. Nefesini tutup kulaklarını dikmiş. Yahu basbayağı şarkı gibi bişeymiş bu. Uzayın boşluğundan dalga dalga geminin içine kadar geliyomuş. 
Edison ölüm döşeğinde… Yatağın başındaki en baba profesörler meraktan inim inim inliyomuş. Sonunda biri dayanamayıp ağzındaki baklayı çıkarmış: “Yahu Edison, bak ölüyosun. Tanrı aşkına söyle. Nasıl buldun bu elektriği, ampulu?” Mucit baba zaten son nefesini vermek üzereymiş, “Bu zamana kadar sakladım da n’oldu? Şunlara söyleyim de gider ayak bi hayır olsun” diye düşünmüş.
bunu peki onu biliyo musun? (Yazıldığı gibi okunur) Cia abicim Cia. Amarikanın Mit’i. Yaa… Peki neden öldürmüş biliyo musun? Bu adamcağız gençliğinde müslüman bi arkadaşından etkilenip dinini değiştirmiş. Namazında niyazında bi adam olmuş. Ama adamın idealleri var, politikada başa oynamak istiyo. Taabi, ben müslümanım dese kimse gözünün yaşına bakmıycak. Saklamış bu da İslamiyet’i seçtiğini. Hatta karısından bile saklamış adamcağız. Allah yürü ya kulum deyince başkanlığa kadar gelmiş. Ama yine de herkesten gizli namazını kılıyo, orucunu tutuyomuş. Ramazanda da midem bozuk deyip reddediyomuş ikram edilen yemekleri. Ceketinin üst cebinde de sürekli küçük bi Kur’an-ı Kerim taşıyomuş Kenedi. Yalnız kaldı mı, hemen çıkarıp Kur’an okuyomuş.
Çeşitli milletlerden bi jeolog ekip Sibirya’da araştırma yapıyomuş. Özel aletlerle yerin dibini delip çıkardıkları taş örnekleriyle yeryüzünün yapısını inceliyolarmış. Bunlar bi gün dele dele 14 kilometre 400 metreye kadar inmişler. Yalnız bu derinliğe ulaşıldığında bi tuhaflık olduğu farkedilmiş. Delici aletin ucu sanki bir boşluğa denk gelmişçesine boşa dönüyomuş.
İlahiyattaki Dilenci
Amerika’da katolik kilisesinin yöneticileri, “Madem ki devir bilgisayar devri, o zaman çoook güçlü bi bilgisayar yaptırıp elimizde dinlerle ilgili ne kadar bilgi varsa yükleyelim, sonra da soralım bakalım, ‘En iyi din hangisi?” Amerikalılar bu deney sonunda bilgisayarın kesinlikle hıristiyanlığı seçeceğinden eminmişler. Dertleri de, sonucu Dünya’ya açıklayıp hava atmakmış.