Bebekleri Kim Kaçırıyor?
Bebekleri Kim Kaçırıyor?
Çingeneler çocukları evinin önünden kaçırır, sonra da kolunu bacağını kırıp, aman Allah korusun, (tahta aranır, bulunur, vurulur) ucube gibi yapıyolarmış. Ondan sonra da sokaklarda sefil gibi dilendiriliyomuş çocuklar. Öz evladını görsen tanıyamazmışın bile. Ööle bi çeşit yaparlarmış garipleri.
Avrupa’da da büyük eğlence parklarında (Eurodisney gibi) eğer çocuğunuzu gözünüzün önünden bir an olsun kaybederseniz, kötü niyetli adamlar çocukları ellerinden tutup dooğru umumi tuvaletlere götürüyomuş. Oralarda çocuklar önce çeşit çeşit uyuşturucuyla uyuşuk hale getiriliyo, sonra da saçlar kesilip boyanıyo, kıyafetler değiştiriliyomuş. “Evladım yok güvenlikçi bey!” diyenleri kapıların Devamini Okuyun »
Kategori: Çocuklu


Ankara’da görevli bir mutemet astsubay bankaya gidip taburdaki askerlerin maaşlarını çekmiş. Biliyosunuz, askerlere ödenen rakamlar çok düşüktür ama bunlar bir araya gelince hayli yüklü bir meblağ olur. Adam bankadan çıktıktan sonra evi yolunun üzerinde olduğundan şoförüne eve uğrayacağını söylemiş. Niyeti rahat rahat bi tuvalete girmekmiş adamcağızın.
bu yoldan aldığı radyoaktif ışınlar sonucunda kanser olmuş. Talihsiz çocuğun annesi olaydan kocasını sorumlu tuttuğu için uyurken onun boğazını kesmiş sonra da kafasını havagazı fırınına sokarak kendi hayatına son vermiş.
Bi arkadaşım küçük bi kasabada öğretmen olan kuzenini ziyarete gitmiş. Bi ara arabayla dolaşmaya çıkmışlar. Tren yolundan geçerken arkadaşım yolun kenarında devrik vagonlar olduğunu görünce niye or’da durduklarını sormuş. Kuzeni, “Bu çok tirajik bir hikaye. Bunlar aslında katil vagonlar. Gel yakından bak istersen” demiş. Tren saati olmadığı için arabayı rayların üzerinde bırakıp vagonların yanına gitmişler. Arkadaşın kuzeninin anlattığına göre, geçen yıl tam orada bi okul otobüsü arıza yapmış ve rayların üzerinde kalakalmış. Bu sırada büyük bi hızla gelen tren okul otobüsüne çarpmış. Talihsiz kazada bütün çocuklar hayatını kaybetmiş.
Hani bi zamanlar Kanal 6’da canlı yayınlanan, çocuklar için Hugo diye bi yarışma programı vardı. Programa telefonla katılan çocuklar bi bilgisayar oyununu oynuyo, oyunun kahramanı Hugo’yu telefonun tuşlarıyla yönetiyolardı. Yarışmayı da Tolga Garipoğlu adında bi genç sunuyodu.
nedeniyle kansere yakalanmış. Savaşta öksüz ve yetim kalan zavallıcık hastaneye yatırılmış. Ama durumu ümitsizmiş.
Amerika’da bir dönem, çocuklarının kaybolduğuna dair ailelerden gelen ihbar telefonlarının sayısında büyük bir artış görülmüş. Üstelik şikayetçi aileler, kısa bi süre sonra yine telefon açıp, “Gerek kalmadı, çocuğumuzu bulduk” diyorlarmış. Bu durum FBI’ın dikkatini çekmiş tabii. Ajanlar bu tip telefonları izlemeye almışlar. Yine böyle bir ihbar telefonu gelir gelmez, hemmen olay mahaline ulaşmışlar.