Şehir Efsaneleri

Efsane Hikaye Blog

Arabalı Efsaneler

May-6-2008

Japonun Fendi Almanı Yendi

Japonun Fendi Almanı Yendi

Almanlar Caponlara kıl oluyomuş. Kendilerinin çok daha üstün olduklarını düşündüklerinden, “Naapsak da şu Caponlara dersini versek” diye kara kara düşünüyolarmış. Bizdeki TÜSİAD gibi Almanların da bi işveren derneği varmış. Bunlar toplanıp toplanıp bu konu üzerine kafa yoruyolarmış. İşte yine bu toplantıların birinde bi işadamı heyecanla ayağa fırlayıp, “Arkadaşlar Caponlardan daha iyi olduğumuzu kanıtlamazsak Alman malları dünyada hiç satılmıycak. Çok çok acil bişeyler yapmalıyız artık” demiş. Almanların hepsi adama hak vermiş, başlarını sallamışlar onaylamak için, hatta toplantıda hazır bulunan Başbakan da Alman işadamlarına her türlü imkanı sağlayacağına söz vermiş.

Lafı uzatmayım canım abim, Almanlar o hırsla Caponlara ağızlarının payını verecek bi fikir bulmuşlar ve hemmen de uygulamaya koymuşlar taabi: Alman otomobil devlerinin en yetenekli mühendisleri müthiş teknolojik bi labaratuvarda toplanmış. Mersedes, Bemve, Vosvos… Bütün firmaların en iyileriymiş hepsi. Alman devletinin para yardımıyla aralıksız iki sene çalışmış bunlar. Sonunda da; sen de 5 santim, ben diyeyim 2 buçuk santim, yani yarım karış ya var ya yok, Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Karşıyakalı Nedim Usta

Karşıyakalı Nedim Usta

Çoook uzun zamandır Almanya’da gurbetçilik yapan bi vatandaşımız nihayet hayalini gerçekleştirerek cillop gibi bi Mersedes almış ve o yılki izinine de arabasıyla gelmiş. Allahın işine bak ki, gariban, İzmir civarında kötü bi trafik kazası geçirmiş. Ama ne kaza… Almanların o sağlamlığı ile ünlü arabası bi kaç takla atınca akordiyona dönmüş.

Allahtan bizim adama ve ailesine hiç bi’şeycik olmamış. “Ne yapçam ben şimdi?” diye kara kara düşünürken yardıma gelenler, “Sen hiç kafana takma. Karşıyaka Sanayi Sitesi’nde Nedim Usta var bizim. Sen arabayı ona ver. Gerisine de karışma” demişler. Vermiş nitekim Mersedes’ini gurbetçimiz Nedim Usta’ya ve hak’katen de bi hafta sonra sanayiye geldiğinde gözlerine inanamamış. Çünkü araba aynı aldığı günkü gibiymiş, kazadan eser’meser kalmamış.

Gurbetçimizin izni sona ermiş, Almanya’ya geri dönmüş. Öyle büyük bi kaza geçirdiğinden hemen arabasını servise götürmüş ve Alman Usta’ya, “Bak bakalım arabada bi problem var mı?” demiş. Alman epey bi testten geçirmiş arabayı, hiç Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Yapmasana Çocuğum

Yapmasana Çocuğum

Kadının biri, Kadıköy’e gitmek için çocuğuyla Bostancı’dan dolmuşa binmiş. Ön tarafa, şoförün yanına oturmuşlar. Çocuk da afacanmış biraz. Sürekli arabanın orasıyla burasıyla oynuyomuş. Annesi de, “Yapma çocuum, etme çocuum, bak şoför amca kızıcak şimdi aaa” diyerek uyarıyomuş oğlunu.

Dolmuş da eski tip, hani şu vitesi direksiyonun yanında olanlar var ya, onlardanmış. Çocuk ikide bir elini vitese atıyomuş. Şoför de ufaktan rahatsız olmaya başlamış bu durumdan. Ama annesi ne dese boşuna, çocuk bi türlü rahat durmuyomuş. En sonunda kadıncağız, “Ayy, şoför amcası bi’şey desene şuna” demiş. Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Uçan Şoför

Uçan Şoför

8 kişilik dolmuşlardan biri Kadıköy’den Bostancı’ya doğru gidiyomuş. Şoför de öküzün önde gideniymiş. Herif bi ara boğazını hark hurk temizleyip balgamı ağzında biriktirmiş, sonra nevaleyi dışarı tükürmek için kapısını açmış. Fakat tam o sırada minübüs kocca bi çukura girince bizim öküz aynen dışarı uçmuş.

Can havliyle kapının kolunu filan tutmaya çalışmış ama nafile, araba tam gaz gittiğinden eli kaymış ve kafayı dankkk diye kaldırımın kenarına vurmuş. O arada önde oturan yolcu hemen şoför koltuğuna geçip minibüsü durdurmuş. Yolcular koşşa koşşa herifin yanına gitmişler. Bi de bakmışlar ki adam çoktan rahmetlik Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Kazaya Bak

Kazaya Bak

Accayip trafik varmış, arabalar milim milim ilerliyomuş. Dolmuş kırmızı ışıkta durmuş. Yeşil yanınca da bizim şoför gazı köklemiş ama tam o sırada öndeki araba stop edince minibüs gacırttt diye geçirmiş arkadan.

Herkes “Allahhh, noluyo” filan derken bi de bakmışlar ki, dolmuşun şoförü kafası direksiyona dayalı vaziyette, kanlar içinde yatıyo. Bizim amcaoğlu da önde oturuyomuş, “Yahu 20’yle çarptık, bana bi’şey olmadı, bu herife n’oldu ki?” diye düşünmüş. Hemen şoförün kafasını direksiyondan kaldırıp nesi var diye bakmış. Amcaoğlu meseleyi o zaman anlamış. Kanlar herifin burnundan geliyomuş çünkü işaret parmağı dibine kadar burnunun içindeymiş. Meğer şoför o sırada burnunu karıştırıyomuş, öndeki arabaya çarpınca parmağı içeri girmiş. Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Ölü Kokulu Araba

Ölü Kokulu Araba

Amerikalı bi arkadaşın ağzından: Bana bu olayı büyükannem anlatmıştı. Büyükbabamla evleneli henüz bi’kaç ay olmuşken bi sabah gazetede bi ilan görmüş bizimki: “165 dolara sahibinden satılık Ford marka araba.” Gözlerine inanamamış tabii. Sene 1935. Öyle araba almak filan şimdiki gibi kolay değil. Herkesin hayallerini süsleyen bi’şeymiş otomobil. Akşam ilanı büyükbabama göstermiş. Hatta kızmış büyükbabam, “Akşamı bekleyeceğine gidip alsaydın ya arabayı. Satılmıştır şimdi o” demiş. Gerçi akıllarına yazım hatası olabileceği de gelmiş ama yine de sabah ilandaki adrese gidip şanslarını denemek istemişler. Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Tır Kazası

Tır Kazası

Şehirlerarası bi otobanda çok hızlı giden iki boş tır müthiş bi şekilde çarpışmış. Hatalı sollamadan meydana gelen bu kazada tırlar resmen birbirine kaynamış. Yani o kadar şiddetli bi çarpışmaymış.

Trafik ekipleri sürücüleri ölen iki tırı zorlukla bi araba mezarlığına taşımış. Sahibi filan da çıkmayınca mezarlığın sahibi bu birbirine yapışık tırları jilet fabrikasına satmış. Tırların işe yarar yerlerini ayırmak için parçalama işlemine başlayan işçiler bi süre sonra feci bir manzara ile karşılaşmışlar. İnanılmaz birşey ama iki tırın arasında bi de vosvos varmış. Arabanın içinden de üç çürümüş ceset çıkarılmış.

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Fil Hortumu

Fil Hortumu

İspanyol bi kadın dertli bi arkadaşına eğlensin diye “Gel seni hayvanat bahçesine götüreyim” demiş. Arkadaşı da arabasının üstüne tir tir titreyen bi şahıs. Ama gerçekten de değişik bişeyler yapmaya ihtiyacı olduğundan teklifi kabul etmiş. Hayvanat bahçesi de hani şu içinde arabayla gezilen, hayvanların serbestçe dolaştığı türden bi yermiş.

Bunlar arabanın içinde “Aa maymun, ooo aslan” diye diye gezerlerken karşılarına bi fil çıkmış. Bizimkiler file el sallamış. Fil de bu selamı hortumuyla arabanın kaputuna BAMM diye vurarak almış. Bu darbeyle arabanın ön kaput epeyce yamulmuş taabi. “Allahım, nolucak, ne yapıcaz” derken hayvanat bahçesinin müdürünü görmeye karar vermişler.

Adam da çok hoşsohbet, efendi biriymiş. “Yaa, ne yapalım, sigorta öder nasıl olsa, bakın ben de kendime çilingir sofrası kurmuştum, hadi gelin madem konuğum olun” demiş. Kızların da zaten moralleri sıfır, “Bir-iki tek atalım, biraz ferahlarız belki” diye düşünerek daveti kabul etmişler. Hakkaten içki ve sohbet ikisine de iyi gelmiş. Bu arada vakit de iyice geç olduğundan kalkmış bizimkiler.

Hayvanat bahçesinden çıktıktan birkaç kilometre sonra yolda zincirleme bi kaza Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Radar Tespit

Radar Tespit

Yol kenarındaki beyaz Reno geyiği malumunuz, epey bi yaygındır. O arabada hız kontrolü yapan bi cihaz vardır, ki radar deriz biz ona ve yakalandık mı bi kaç kilometre ilerideki polis çevirmesinde memurun, “172 kilometreyle hızla giderken radara girmişsiniz, evraklarınız lütfen” cümlesiyle kuzu kuzu torpido gözüne uzanıp ruhsatı aramaya başlarız. Bu radar olayının çıktığı günlerde peydahlanan iki efsane var ki, biri hala ilk zamanlardaki kadar yaygın.

Radar diye bi kavram hayatımıza girdiği günlerde civalı ampullerle yırtılabileceğine inanılırdı. Yol kenarında beyaz bi Reno görünce bunun sürat kontrolü yapan radar olduğu anlaşılır ve hemencecik uzun farlar yakılırdı. Güya civalı ampul parazit yapıyor, bu da radara yakalanmayı önlüyordu. Ampule güvenen sürücüler Reno’yu Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Diğer Arabam Porsche

Diğer Arabam Porsche

İstanbul’un tanınmış üniversitelerinden birinde, bi öğrenci okula Volkswagen Polo marka arabasıyla gidip geliyomuş. Arabanın arka camında koca koca harflerle “Benim diğer arabam Porsche” yazıyomuş. Görenler kahkaha atıyomuş taabi. Kimse sallamıyomuş, “Afferim lenn” filan deyip dalga geçiyolarmış. Çocuk hiç umursamıyomuş bunları. Alltan alttan gülüp, “Hey Allaaam” anlamında kafasını sallıyomuş.

Bi gün çocuk okula, kıpkırmızı, gıccır gıccır bi Porsche’la gelmiş. O dalga geçenlerin heeepsi dumur olmuşlar haliyle. Bizimki lastikleri öttürerek okulun önüne yanaşmış. Bu arabanın arka camında da başka bi yazı Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Anadol’a Bak Be

Anadol’a Bak Be

TEM’de bi Ferrari son sürat gidiyomuş. İleride yolun sağında bi Anadol görmüş. Yanında da yaşlı bi adamcağız çaresiz gözlerle yoldan geçenlere bakıyomuş. Ferrarici, adama acıyıp durmuş, “Amca gel seni İstanbul’a götüreyim, yarın bi tamirci getirip arabanı yaptırırsın” demiş. Yaşlı amca, “Oğlum madem bi iyilik yapıyosun tam yap. Benim bütün mal varlığım bu. Bur’da bırakırsam çalarlar arabayı. Sen beni İstanbul’a kadar çekiver” demiş. Ferrarinin şoförü de iyi bi adammış. “Okey amcacım. O zaman arabanı arkaya bağlayalım” demiş ve öylece, önde Ferrari, arkada Anadol TEM’de gitmeye başlamışlar.

Ferrarici yolda giderken, “Acaba bi arabayı çekerken en fazla kaç yaparım?” diye düşünüp köklemiş gazı. 240-260-280 derken uçmuşlar yolda. Bu arada epey de bi araba sollamışlar taabi. Haliyle Anadol’daki amca kafayı yemiş. Arkada, bağırıyomuş, kornaya basıyomuş, selektör yapıyomuş. Zavallıcık korkudan gebermiş. Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Bakır Cant Kapakları

Bakır Cant Kapakları

Adamın tekinin siyah bir Mercedes’i varmış. Arabanın gıcır gıcır boyası, deri döşemeleri, aksesuarları falan tammış. Yani kız gibi arabaymış anlayacanız. Ama siyah Mercedes’in en güzel yanı bakır kakma, özel yapım cant kapaklarıymış. Adam cant kapaklarına ayrı bir özen gösterirmiş. Herkese bu bakır cant kapaklarının dünyada eşi benzerinin olmadığını söyler dururmuş.

Adam bakır kakma cant kapaklarını o kadar çok övmüş ki; çalınacağı korkusundan paranoyak olmuş. Zamanla Mercedes’i çok az kullanır olmuş. Arabayı sürekli kapalı garajda saklamaya başlamış. Bu da yetmemiş, garaja bir de doberman koymuş. Ama bir sabah, her zamanki gibi arabasını cilalamak için garaja girdiğinde, sevgili bakır kakma cant kapaklarının Mercedes’in üzerinde görememiş. Adam çıldırmış tabii. Doberman da garajın orta yerinde salak salak adama bakıyormuş. Tabii bir güzel dayak yemiş hayvancağız. Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Gıcır Gıcır İmpala

Gıcır Gıcır İmpala

Ümraniye Sanayi Sitesi’nde, Amerikan otomobilleriyle ilgilenen Namık Usta’nın bana anlattığı bi olay bu. 1968 yılının sonları… AP hükümetinin başında bulunan Süleyman Demirel, seçim çalışmaları için Anadolu gezisine çıkacakmış. Demirel’in amacı köy köy, kasaba kasaba gezip, öncelikle ağaları yanına çekmekmiş. Maksut adındaki bi ağa, bu geziyi önceden haber almış. Üstelik kendi kasabası da güzergahın üzerindeymiş.

Demirel’i çok seven ağa, hemmen hazırlıklara başlamış. AP liderini karşılamak için kullanacağı arabanın da çok özel olmasını istiyomuş. Chevrolet firmasına özel bi araç sipariş etmiş. Masraftan kaçınılmamasını istemiş. Firma, gıcır gıcır, simsiyah bi Impala’yı Demirel’in ziyaretine 2 gün kala teslim etmiş.

Bu arada, izzet-ikram için bi takım eksikler hasıl olmuş. Civar illerden temin edilmesi gereken Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı
May-6-2008

Kedi Testi

Kedi Testi

Yerli bir otomobil üreticisi firmamızın üst düzey yetkilisi, Japonya’da otomobiller banttan çıkınca kedi testi adında bir testen geçtiğini duymuş. Japonya’da otomobiller bu testi geçerse satışa çıkıyormuş. Güya Japonlar tamamen biten otomobilin içine akşamdan bir kedi koyuyorlarmış. Gece boyu arabada kapalı kalan kedi, sabah geldiklerinde yaşıyorsa izolasyonda sorun var diye arabayı tekrar incelemeye alıyorlarmış. Kedi ölüyse otomobilin tamamen başarılı bir üretim olduğuna karar veriyorlarmış.

Bu üst düzey yetkili kendi fabrikasında aynı testi uygulamaya karar vermiş. Devamini Okuyun »

Kategori: Arabalı